24 Kas 2014

Aç bir rakı, otur masaya...


Kumarda kaybettiğim zaman aşkta kazanacağıma inanmak istedim.

Hadi kabul edelim. Kim önüne çıkan aşkı geri çevirir ki? Bu hayattaki en kötü şey belki de yalnızlık. Mutlu eden, güldüren, bazen ağlatan ama ne olursa olsun yalnız olmadığını hissettiren birini aramadık mı her zaman?

Onun gözlerine bakmaya doyamıyorsan, baktıkça mutluluğunuzu görüyorsan aşıksın sen arkadaş. Ne kadar inkar etsek de, hayal kırıklıkları yaşasak da içimizdeki bir ukdedir aşk.

Yaş geçtikçe yalnızlık daha korkutucu bir hal alıyor.

Boşver yine de sen; söylediklerime kulak asma. Yine biri girdiğinde lanet okurum hayatıma. Aç bir rakı, otur masaya...

FOLLOW ON

23 Kas 2014

Boşluktaki çırpınış


... sonra boşlukta buldum kendimi.

İnsan boşluğa girdi mi çıkamıyor bir türlü. İnsan kendi içerisinde boşluk yaratıp, o boşlukta kaybolmasını çok iyi biliyor, diyor Serhat da.

İçimizdeki karanlık çektikçe çekiyor derinlere. Tutunacak hiçbir şey bulamıyoruz.

Arıyoruz bir dal her zaman. Hangisine tutunsak kırılıyor. Salıveriyoruz kendimizi iyice. Umutsuzlukla birlikte.

Kalıyoruz bir başımıza diplerde. Bazen kabulleniyoruz her şeyi. Bazen çırpınıyoruz. Bir ömür geçiyor mücadele ile.

Ve sonrası gerçek karanlık.

FOLLOW ON

Paylaşım ekonomisi deneyimi: Zumbara

Merhaba,
Son zamanlarda ülkemizde de paylaşım ekonomisi adına gelişmeler görmekteyim. Bu çok sevindirici bir şey. Sadece eşyaların değil yeteneklerin de takas ya da armağan edilerek kendi kendimize yetebilmek çok daha anlamlı. 

Dün, ilk defa Zumbara deneyimimi yaşadım. Başta takas edeceğim hiç yeteneğim yok diye içim içimi yese de aslında bu olayların çok daha dallandırılabileceğini fark ettim. Ben de, öğrendiğim Çince bilgileri aktarmak için servis açtım. Aldığım geri dönüş doğrultusunda ilk dersi dün yaptık. Hem bu benim için de iyi bir tekrar oldu.

Sizler de profil açarak insanlara birçok konuda servis verebilir ya da herhangi servisten yararlanabilirsiniz. Örnek servislere bakınca yaratıcı fikirler ortaya çıkabilir. Kesinlikle, kendi şehrinizde denemenizi tavsiye ederim. Çok uzatmayayım, aşağıdaki görselde manifestoları mevcut.

FOLLOW ON

21 Kas 2014

Medeniyetleşmiş insan kusturuyor beni


Medeniyet, doğadan daha vahşi ve acımasız. Doğa dediğin asıl yuvamız değil mi zaten? Herkesin bir yeri olan. Yemeğini, suyunu, huzuru veren.

Medeniyet kuracağız diye içine ettik oysa.

Medeniyet öyle mi oysa! Üzerine çöktükçe çöken, karanlığı bitmeyen lanet bir şey. Attığın her adımı gözetliyor. Her şeye hesap vermen gerekiyor. Yargılıyor. Kimi yargılamadan hesabını kesiyor. Yeri geliyor götündeki donunu bile alıyor.

Birileri fazla fazla doyarken birileri bir kaşık bile bulamıyor.

Metropol sokaklarında yalnız dolanırken başına ne gelir bilinmez. Medeniyet acımasızdır çünkü. Yer yer ama hiç yememişçesine açtır.

Belki de bu yüzden uyum sağlayamıyorum hiçbir zaman.

Medeniyetleşmiş insan kusturuyor beni. Ya da "mükemmel" insan. Kovuluyorum her girdiğim işten. Anlaşamıyorum hayatla bir türlü.

***

Hayatını kapitalist sistem çarkı içinde idame ettiren herkes ölümlüdür. Kendi varoluşunu keşfetmeye, hayatı anlama çalışanlar ise ölümsüzdür. Çünkü bu kişiler deneyimlerini, aşklarını, tutkunlarını, nefretlerini bir şekilde; müzik, resim, yazı gibi sanatsal oluşumlarla dışa vururlar. Bu da bunları ölümsüz yapar. İsteseler de istemeseler de. En kötü arkadaşlarının sanatının bir parçasında can bulurlar.

FOLLOW ON

16 Kas 2014

Ekoloji ve Çevre Bilimleri siteleri


Ekoloji, çevre bilimleri, alternatif yaşam, permakültür, ekoköyler gibi konularla alakalı websitelerini derledim. Kimisinin son yazı tarihi bir iki sene önceye dayanıyor ama arşivi bilgi açısından araştıranlara yararlı olabilir diye düşündüm ve bundan dolayı listeye aldım. Özellikle İngilizce olarak çok daha fazla kaynak vardır ama bulduklarımı aşağıdaki gibi dizdim. Listeyi, yeni siteler keşfettikçe güncellerim. Listede olması gerektiğini düşündüğünüz bir site varsa lütfen yorum olarak yazın. 
Sürüdürülebilir Yaşam
Shareable
Ekoloji Mimari & Doğal Yapı Ağı
Oba Ruhu
Etnobotanik
Ekolojik Mimarlık
Pazar Filesi
Yeşilist
Kardeş Bitkiler
Zehirsiz Ev
Yapı Güncesi
Eko Gazete
Kendine Yeterli Toplum
Pembe Domates Ağı
Kolektif Bilinç
Alternatif Yaşam Planlaması
Build It Solar
Build Green
Building With Awareness
Natural Homes
Taşlı Bahçe
Küçük Evimin Güncesi
Transition Network
Toplumsal Ekoloji Grubu
Politik Ekoloji Çalışma Grubu
Çözüm Ekoloji
Yeryüzüne Özgürlük
Ekoloji Ağı
Ağaçlar
Meyvelitepe
Selen'in Agroekoloji Günlüğü
Ahlatdede
Ecotopia
Global Disaster
International Energy Agency
Ecology and Islam 
Primitiveskillspractitioner's Weblog
Marmariç Ekolojik Yaşam Derneği
Buğday Derneği
Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği
Gaia Education
Primitive Ways
Urban Scout
Milk Wood
IUCN
Ecoana
Wake Up World
Club of Roma
Yeşil Gazete
Yeşil Öfke
Climate Institute

Permakültür
Permaculture Resouce List
Permakültür Araştırma Enstitüsü
Permakültür Platformu
Permakültür Türkiye Yahoo
Permaculture Power
Permaculture Association
Permaculture Research Institute
Permaculture Principles

Paylaşım Ekonomisi
Eşya Kütüphanesi
Zumbara
Couchsurfing
CouchRail
Freecyle İstanbul
Freecycle Ankara
Ankara Freecycle
Verr
İmece Fon Platformu
Ortak Kullanım Hareketi

Parasız Yaşayanlar
Mark Boyle 
David Suelo 
Heidemarie Schwermer

Ekoköyler
Global Ecovillage Newtwork Europe
Global Ecovillage Network
Güneşköy
Bayramiç Yeni Köy
İmece Evi

Yayınlar
Üç Ekoloji
Sinek Sekiz

FOLLOW ON

13 Kas 2014

Karma Kitchen | Bu restoranda para ödemenize gerek yok!


Berkeley'de dolandıktan sonra acıktınız ve karnınızı doyurmak için bir restoranta girdiniz. Her şey bittikten sonra doğal olarak hesabı istediniz. O da ne?! Hesap kağıdı üzerinde sadece sıfır (0) yazıyor!  

Nasıl yani diye düşünürken farkında olmadan çok güzel bir oluşumun içinde olduğunuzu öğreniyorsunuz. Yediğiniz yemeğin ardından hiçbir şey ödemenize gerek yok çünkü gönüllü garson ve ahçılar sayesinde çoktan hesap kapanmış oldu.

Karma Mutfağı, ilk olarak Berkeley'de, 31 Mart 2007 tarihinde açıldı. Karma Mutfağının felsefesi takas (Gift Economy) gibi parasız yaşam oluşumlarına dayanıyor. Gönüllülerin pişirdiği yemekler yine gönüllülerin servisi ile gelen müşterilere sevgi ve güler yüz ile sunuluyor. Müşteri tüm olayı hesabı istediğinde anlıyor. Tüm tutar $0.00 yazıyor ve şöyle bir not da eklenmiş oluyor:
"Senden önce gelen biri tarafından yemeğin sana bir hediye. Bu hediye zincirini yaşat, senden sonraki kişinin bu ziyafeti yaşaması için seni buna davet ediyoruz."
Berkeley, Washington D.C., Chicago, Hayward'ta bulunan Karma Mutfak restoranlarında gönüllü çalışmak isterseniz bu formu doldurmanız yeterli.



FOLLOW ON

11 Kas 2014

Dönmüyorum sana İstanbul!


Ankara'ya taşınma fikri ilk çıktığında insanlar Ankara'dan sıkılıp, İstanbul'a yakın zamanda döneceğimi dile getiriyorlardı genelde. Evet, İstanbul benim için çok özel bir şehir. En güzel yaşlarımı, çok güzel anılarla geçirdim. Çok sıkıntılı zamanlar da oldu aynı zamanda. Özel yapan da bu zaten. İstanbul'un tüm havasını sonuna kadar çektim. Her şey hızlı ve çılgındı. 

Ama bir vakit geldi, hiç aklımda yokken Ankara'ya taşınma kararı aldım. Üstelik 15 yaşımdan beri ailemden ayrı yaşıyorken, annemin yanına gitmeyi istedim. 

Büyük değişimler korkutur hep beni. Başta endişelerim vardı ne yalan söyleyeyim. Eşyaları yerleştirdikten sonra kafamı dağıtmak için yaz boyu farklı yerlere gidip geldim. Ankara içinde uzun süre kalıp, sıkılmaya vaktim olmadı zaten. Yaklaşık iki aydır da Ankara'dayım ve tam anlamıyla yerleştim. İlk taşındığım zamandan beri güzel insanlarla tanıştım. İstanbul'da ne yapıyorsam burada da yapabiliyorum. İstanbul kadar kültürel ve sanatsal etkinlikleri hızlı değişim göstermiyor belki ama Ankara'da da aslında yapabileceğiniz birçok şey var. Ya, sanki, İstanbul'da da hepsine gidebiliyor, yetişebiliyor muyduk?! Hayır. Çalışırken hafta içi insanın canı kalmıyor ki. Biraz sakinlik, biraz düzen de arıyordum. İstanbul ve Ankara arasında, kendi hayatımın şimdisi ve geleceği için tartınca mantıklı olan Ankara idi. 

Diyeceğim şu; Ankara nefret edilecek bir yer değil aslında. Sevdiğiniz insanların olduğu her yer, her zaman güzel olmuştur bana göre. 

Keyfim gayet yerinde, o yüzden artık dönmüyor musun diye sormayın! Şu an ki planlarım arasında dönmek uzunca süre yok. 

FOLLOW ON

Madde 7: Charles Bukowski'nin tüm kitaplarını oku


Bana Aşkını Getir
  • tanıdığım tövbekar alkoliklerin hiçbiri birinci sınıf
    profesyonel alkolik değildi, oyalanıp vakit
    öldürüyorlardı alkolle...
    elli yıllık ayyaşım ben, onların içtiği sudan
    daha çok alkol içtim; onları o aptal salak boktan
    alkolik havaya sokan miktarlarla ancak kendime
    gelirim...
  • "dinle," dedim arkama
    dönmeden, "hipodromda atlardan söz etmek ölüm
    öpücüğüdür..."

    "ne biçim kural bu?" diye
    sordu. "Tanrı kural koymaz."

    dönüp baktım ona:
    "olabilir, ama ben koyarım."

    bir sonraki koşuda
    kuyruğa girdim, arkama
    baktım:
    yoktu.

    bir okur daha yitirdim.

    2 3 yitiririm
    haftaya.

    olsun.
  • hayatlarımızı mahvedecek bir şeyler
    her zaman vardır,
    William,
    neyin veya kimin
    bizi önce
    bulduğuna
    bakar,
    mahvolmaya hep
    hazırızdır.
  • Aşk ve sinekler söz konusu ise her şey mümkündür.
  • Ben gülümsüyordum, o gülümsüyordu, gülümseyen bir dünyada yaşıyorduk.
  • Psikiyatra ihtiyacı olmayan bir psikiyatr lazım bana ama öylesi yok.
  • Pazartesi sabahları otelde, hasta, kira
    ödenmemiş, ve aç, aylardır aç, ve
    bir sonraki şişenin parasıydı tek
    kaygımız, zirveydi, Tanrıydı.

FOLLOW ON

8 Kas 2014

Proderma 5'i 1 arada Şampuan

Saçlarım uzadıkça daha sağlıksız olmaya başladı. Düzgün beslenmeme ve saçlarla pek ilgilenmeme ile de alakalı olabilir. Marketten aldığımız şampuanlar da içinde anlayamadığımız kimyasallar ile dolu zaten. Şehrin kirliliği de 7/24 binince yıpranmış saç kaçınılmaz oluyor. Son zamanlarda da kepeklenmeye ve çok fazla kırılmaya başlayınca annem bir aktartan bu şampuanı almış. İsmi tam olarak nedir tam anlayamadım. Sanırım, Proderma 5'i 1 arada Şampuan.

5 farklı bitkiden üretilmiş. Argan yağı saç derisinin nem oranını dengeliyor. Boabab yağı saçın yağlanmasını engelliyor. Sarımsak özü kepeğe karşı etkili. Yılan yağı dökülmelere karşı etkili. Entele de saç uzamasına yardımcı oluyor. Tuz, paraben ve alkol içermediği yazılmış. 

İçindekiler:
Deionize Water, Sodium Lauryl Ether Sulfate, Keratin, Cocamidopropyl Betaine, Cocamide DEA, Pearl Powder, Argan Oil, Baobab Oil, Garlic Extract, Snake Oil, Entele Extract, Fennel, Camomile, Balm Mint, Mistleteo, Yarrow, Cocomidoproply Betaine, Vitamin B8, Citric Acid, PEG–7


Yılan Yağı
Benim dikkatimi çeken ilk şey Yılan yağı oldu. Ne olduğunu bilmediğim bir şey ve hayvansal şeylerin kullanımına karşı olduğum için bir şey alırken dikkat etmeye çalışıyorum. 

Yılan yağı, güçsüz ve zayıf saçları güçlendirip, hızlı uzamasını sağlayan, tamamen doğal bir ürün olduğu internet kaynaklarında geçiyor. Aslında, gerçek yılandan üretilmiyor. İçinde madeni yağ, kırmızı biber, terebentin, kafur, yüzde 1 fatty oil (sığır yağı varsayılmaktadır) maddeleri var.

Yalnız biraz daha araştırınca aslında yılan yağı diye bir şey olmadığının, Amerika'da sadece bir pazarlama ürünü olduğunu belirten kaynaklar var. Bir blogger bununla ilgili şöyle bir şey yazmış. Wikipedia yazısını da incelemek için tıklayabilirsiniz.

Kutuyu inceleyince de 5 bitkinin görselini kullanmışlar ve yılan yağı için de yılan görseli yerleştirmişler. Üreticilerin bunun yılandan üretilmediğini bilip, ona göre tasarım yapmaları bence çok daha samimi olurdu. Bir de organik ürün sertifikası üzerinde yok. 

Bu ürünü gören, kullanan var mı? İçindekiler hakkında ters bildiğin bir şey varsa yorum olarak yazın lütfen ki öğrenmiş olayım ben de. 

Şişe 500 ML
Fiyat: 25 TL
PH 5.5


FOLLOW ON